İzleyiciler

7 Nisan 2016 Perşembe

BU BİR UMUT ; Bölüm 2




BU BİR UMUT


Bölüm 2





Çok geçmeden otobüslere bütün aileler binmişti bile. Şimdi birbiri ardına harekete geçmişlerdi ve gidecekleri yöne doğru bir konvoy şeklinde ilerliyorlardı. Etrafta hala doğanın o mükemmel manzarası ve güzel rahat bir yol vardı. Çocuk bir ara camdan dışarı baktı ağaçlar, dallar, yapraklar ve bir kaç tanede kuş görmüştü. Biraz ıssız diye geçirdi tam içinden ve o anda bir ses...

Herkes şaşırmıştı aniden gerçekleşen bu ses ve kargaşadan dolayı, evet otobüslere çokta uzakta olmayan yolun sağ tarafında kalan ağaçların arkasından gelmişti bu gümbürtü. Bir şenliğin ilk havai fişek patlaması işte böyle gerçekleşmişti. Beklenmedik bir anda, hiç bir iz olmadan ve kimse anlamadan...

Umutta herkes gibi şaşkınlığını yaşadı önce ne olduğunu anlamaya çalıştı hemen ardından ve son olarakta ağzı açık bir şekilde gayet neşeli gökyüzünde dans eden ışıkların içnde kayıp olmuştu. Evet otobüslerin varış noktalarına kadar sürmüştü bu havi fişek şovu ve gök yüzü tam bir çümbüş yeriydi. Renk renk ışıklar, şekil şekil resimler ve her biri birbirinden daha güçlü o sesler... Umut bir ara babasına baktı oda dalmıştı gökyüzüne, rüstem bey oğluna önce gülümsedi sonra da - "işte oğlum yeni maceran yeni hayatın sana böyle süprizler yapacak ve asla unutma bu süprizler sadece ve sadece sana güç katacak " demişti. Umut babasına gülümsedi ve yaklaşık 20 dakika süren bu otobüs yolculuğunun sonuna kadar bir daha gözlerini gökyüzünden ayırmadı.

Otobüsler Şato gibi görünen binanın bahçesine yaklaşırlarken birer birer yol üzerinde durmaya başlamışlardı. Daha gidecekleri yolları olduğu bes belliydi. Umut ve ailesi otobüsten ilk indiklerinde şaşkınlıklarını gizleyememişlerdi. Sekiz metre uzunluğunda olan Kapıların büyüklüğü karşısında umut bir endişe bile duydu. Eee ne de olsa daha 10 yaşındaydı ve daha önce böyle güzel, heybetli ve üzerinde bu kadar çok motif olan giriş kapılarını o seyrettiği filmlerde bile görmemişti. Ne tarih filmlerinde, ne de Harry Potter veya Yüzüklerin Efendisi gibi yabancı sinemalarda hiç böyle kapılara rastlamamıştı, bir ara düşündü gerçekten burası neresi ve bize burada ne öğretecekler. Rüstem  bey otobüsten ilk indiğinde diğer aileleri inceledi, kimisi kendileri gibi tepki veriyordu ağızları bir karış açık kapılara ve çevreye bakıyorlardı. Bu kadar uzaktan bile bu denli heybetli görünen kapıların daha yakından nasıl olduklarını görmek için çok sabırsızlanıyordu. Bir ara eşine ve kızına da baktı onların o şaşkın hali özellikle de küçük meleğin bu kadar suskun hali ile birlikte yüzünde oluşan o tuhaf ifade çok hoşuna gitmişti ve gülümsedi. Sonra dikkatini çevresinde ki diğer ailelere kaydırdı. Evet bazıları sanki daha önce buraya defalarca gelmiş gibi sakin ve ne yapacaklarını biliyorlardı. Hatta kimisi çoktan yola koyulmuş kapılara doğru yürümeye başlamıştı.

Ve sonunda beklenen ses bir kez daha kendisini gösterdi. - "Evet baylar bayanlar ve saygı değer küçük misafirler, lütfen hepiniz kapılara doğru yürümeye başlaya bilir misiniz? Belki bazılarınız bu kadar uzak mesafede sizleri otobüsten indirdiğimiz için bizlere kızıyorsunuz ama inanınki bu tamamen sizler ve çocuklarınız için. Evet bir haftayı geçirecekleri bu alanı çocukların daha iyi tanımasını istedi kuruluşumuz ve sizleri buradan Akademiye kadar yürümenizin sizler için daha iyi olacağını düşündü. " İlk defa duydu umut bu kelimeyi - "Akademi" .

Rüstem bey bu devamlı seslenen arkadaşı ilk başta normal bir kondüktör sanmıştı. Ama daha sonra aynı kişi hem otobüslere binmek için hemde kapılara yürümek için aileleri davet edince onunda bu büyük organizasyonun bir parçası olduğuna inandı. Rüstem bey şimdiye kadar bu gezi için sadece Halil Çetinoğlu adında biryle görüşmüştü. İlk başta kendisine şüpheli geldiği için önce internette sonrada okulda ki öğretmenlerden durumu ve organizasyonu araştırmıştı. Hatta okul müdürü Rafet Bey,

-" Aman Rüstem Bey sakın bu fırsatı kaçırmayın gerçekten oğlunuzun başına talih kuşu kondu. Bu yapı önce çocuklarınızı eğitiyorlar, onları sadece kendilerine has olan eğitim ve öğretim tekniğinde bir güzel yoruyorlar. Evet bazen zorlu olabiliyor budurum hatta en büyük sıkıntı da çocukların tam yaz geldi tatile çıkacağız diye düşünmeye başladığı bir dönemde onları yeniden kampa, eğitime almaları. Bu çocuklarda ilk başlarda bezginlik oluştursa da inanın bana Umut ilk kampından sonra ne bir daha oradan gelmek isteyecek ne de çağırdıklarında gitmemek isteyecek. İpler çekecek yaz ve Şabat tatilini. Sizde çocuğunuzda oluşan yeni özellik ve farkları görünce inanın çok sevineceksiniz. Daha bilgili daha uslu bri çocuk. Her konuda eğitim almış ve bu eğitimi alırkende en ufak bir bezginlik sıkıntı yaşamamış bir çocuk eee gerisini siz düşünün artık hangimiz böyle birşeye hayır deriz ki. " demişti.

Yolda yürürken tüm bunları düşünüyordu Rüstem Bey. Uzun bir patika yollar, sağı ve solu çeşit çeşit çicekler ile süslenmişti. Lale, gül, zambak, karanfil ve daha bir çoğu. Hemen arka sıralarında da ise küçük çam ağaçları sanki çiceklerin garidyanı bir koruyucusu misali sıralanmışlardı. Kimse onlara zarar vermesin diye diken yapraklarını hazır bir şekilde bekletiyorlardı. Evet Umut tüm bu manzara karşısında tam bir hayal dünyasında gibi yürüyordu ve bir sağa bir sola yalpalanmaktaydı. Çiceklere dokunmak için sanki kendisini zor tutuyor Umut ve her an bir hamle yapıp bir çiceği yerinden kopartacaktı. Rüstem Bey tüm dikkatini Umuta vermişti ve bu Melek için bir fırsat doğurmuştu, bir anda annesinin elinden sıyrılan Melek kıp kırmızı bir gülün hemen yanında biticermişti. Önce kokladı sonra da onu tuttuğu gibi koparttı. Ve saçına takıp yola devam etti. Hem annesi hem babası şaşkınlık içinde kızlarını izliyorlardı. Oradan, bir bayan hemen gülmeye başladı pekte saklamıyordu bu gülüşünü. Melek bir an için şımardı ve diğer çiceğe doğru hamle yapsa da annesi bu sefer onu yakalamıştı. Bayan,

-" Affedersiniz bu kadar sesli bir şekilde gülmek istememiştim ve kızınız da galiba bu gülmemden destek bulmuş olacak ki ikinci vukuatı için hemen harekete geçti. " Bayanın bu sözleri sırasında etrafta ki diğer insanlar önce gülümsedi ve sonra da kendi çocuklarının ellerini daha sıkı tutmaya çalıştılar.

-" Ama lütfen küçük kıza kızmayın, hepimizin içinden aslında onun yaptığı gibi bir an kendimizi bu güzel çiceklerin önüne atıp onları sonsuza kadar sürecek bir şekilde koklamak geçmiyor mu? Bizim suçumuz mu bu tabi ki hayır. "

Bu konuşmalar ve diğer aileler ile daha da güzel kaynaşmalar yaşanması ile beraber yolculukta sona ermişti ve kendilerini kapının önünde bulmuşlardı. Ve o büyük heybetli kapı daha yakında oldukça güzel ve filmlerden fırlamış gibi duruyordu. Rüstem Bey üzerinde ki motifleri inceleme fırsatı bulamadan kapı ağır bir şekilde ve hafif bir gürültü ile açılmaya başladı. Kapının arkasından doğru yürüyen adamı hemen tanımış ve rahatlamıştı sonunda tanıdık bir yüz diye, Halil Çetinoğlu.

Halil Çetinoğlu kapının önüne kadar gelip önce bir ailere baktı. Daha önceden tanışmış olduğu bir kaç kişiye başıyla hafif bir selam verdi. Ve çeketinin önünü ilekleyip boğazını çok hafifce temizledi. Sonra da toplanan ailere hitaben;

-" Sayın misafirlerimiz hepiniz hoş geldiniz Akademimize. Evet biz buraya Genel Akademi diyoruz. Burası Türkiye'de yer alan diğer 9 yerden ve eğitim yuvasından biri ve bir çok güçlü ve köklü aile, kurum, şirket ve Devletimiz tarafından desteklenmektedir. Zaten bazılarınız daha önce de geldi ve bunları kendi gözleri ile gördü bizlere güven duyup en değerli hazinelerini hiç çekinmeden emanet etti. Evet şimdi hayat bir yoldur. Uzun bir yol... Bu yolda bazen virajlar bazen yokuşlar olacaktır. Bazen düm düz gidecek ve sizleri belki de sıkacaktır. Bazen ise çok rahat bir şekilde ilerlemenizi sağlayacak ve sizleri mutlu edecektir işte Topluluk Akademileri tam da bu yolun bu ayrmında; sizleri mutluluğa, çocuklarınızı daha emin ve güvenilir bir geleceğe ulaştırmaya yardımcı olmak için vardır. Sakın çekinmeyin, sakın aklınızda bir şüphe olmasın sizler burada bizlerin misafiri başımızın taçısınız. Lütfen kendinizi evinizde hissediniz. Tekrardan hepiniz hoş geldiniz." dedi. Bir an duraksadı etrafına bir göz gezdirdi ve sonra,

-" Arkadaşlarımız sizlere yardımcı olacak ve dinlenmeniz için odalarınıza kadar eşlik edip sizleri yerleştirecek. Bu süre zarfında sormak istediğiniz soruları sorabilirsiniz. Onlarda zaten sizlere hem odanızı hem de çevreyi genel hatları ile anlatacaklar. Akşam yemeğinde görüşmek dileğiyle ve şimdiden iyi istirahatler."



4 yorum:

  1. Devamini merakla bekliyorum...

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim inşallah devamı gelecektir.

    YanıtlaSil
  3. Evet bende çok merak ediyorum sonrasını acaba aklımdakilerin hangisini yazsam :)

    YanıtlaSil